5271 sayılı CMK'nın 117. maddesinde yer alan 'gecikmede sakınca bulunan hâller' kavramını açıklayınız. Bu halin varlığı durumunda arama kararını verme yetkisi kime aittir ve ne gibi sınırlamalara tabidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278153

'Gecikmede sakınca bulunan hâl', derhâl işlem yapılmadığı takdirde tedbirden beklenen faydanın elde edilemeyecek, ceza muhakemesinin gereği gibi ve amacına uygun biçimde yapılamayacak olmasıdır (Yargıtay CGK 2016/760 E., 2017/138 K. gerekçesi). Örneğin, delillerin karartılması, şüphelinin kaçması gibi durumlar gecikmede sakınca yaratır. Bu halin varlığı durumunda, kural olarak hakim kararı aranmaksızın, Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılabilir. Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler (CMK m.119/1). Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, yalnızca hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir; kolluk amirinin yazılı emriyle bu yerlerde arama yapılamaz. Kolluk amirinin yazılı emriyle yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. Ayrıca, hakim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hakimin onayına sunulmalıdır (CMK m.127/3, AAY m.10).