Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2014/29273 E., 2016/16938 K. sayılı kararında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarında 'gece vakti' artırımının uygulanmasında yaşanan hatalar nelerdir? Özellikle 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin rolünü açıklayınız.
Kararda, birden fazla hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçuna ilişkin olaylar incelenmiştir. Yargıtay, birçok olayda suçun gece vakti işlendiğine dair kesin kanıt bulunmadığı durumlarda 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği eylemin 'gündüz' işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Hatalı uygulamalar şunlardır: 1) Müştekilerin beyanları veya sanıkların savunmalarıyla suç saati belirlenemediğinde, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 'gece vakti' tanımına (TCK 6/1-e) kesin olarak uymayan zaman dilimleri için gece vakti artırımı (TCK 143/1) uygulanması hatalı bulunmuştur. 2) Konut dokunulmazlığını ihlal suçunda da benzer şekilde, gece vakti işlendiğine dair kanıtlar denetime olanak verecek biçimde gerekçeli kararda gösterilmeden TCK 116/1 yerine 116/4 (gece işlenmesi) uygulanması hatalı bulunmuştur. Bu karar, 'gece vakti' artırımının uygulanabilmesi için suçun kesinlikle gece vakti işlendiğinin somut delillerle ortaya konulması gerektiğini ve aksi takdirde şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle sanık lehine yorum yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir.