5271 sayılı CMK'nın 117. maddesine göre yapılan aramalarda 'görünüşte haklılık' ilkesinin önemi nedir? Bu ilke, arama tedbirine başvurulması için aranan 'ön şartlar' arasında nasıl bir yer tutar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278129

Arama tedbirinin uygulanabilmesi için üç ön şartın birlikte bulunması gerekir: gecikmede sakınca ya da tehlike bulunması, görünüşte haklılık ve ölçülülük. 'Görünüşte haklılık', arama tedbirine ancak bir hakkın tehlikede olduğunu gösteren olaylar mevcut olduğu takdirde başvurulabileceği anlamına gelir. Hakkın bulunup bulunmadığının tam olarak araştırılması zaman alacağından ve tehlike gecikmeye müsaade etmediğinden, haklı görünüşle yetinilmek zorunludur. Bu bağlamda, bir ihlal ya da suç işlendiği hususunda 'şüphe' bulunmalıdır (Yargıtay CGK, 2016/760 E., 2017/138 K. gerekçesi, Buck/Almanya kararı). Bu ilke, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine yapılacak müdahalelerin keyfi olmamasını sağlamak, yargılamanın başında dahi somut ve makul bir şüpheye dayanmasını gerektirmektedir. Yani, bir aramanın hukuka uygun sayılabilmesi için sadece usul kurallarına uyulması değil, aynı zamanda aramanın haklı bir temele dayanması da şarttır.