Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8413 E., 2017/856 K. sayılı kararında, trafik polisi tarafından işlendiği iddia edilen zimmet suçunda, 'fiilin haksızlık muhtevasının suç oluşturacak boyutta bulunmaması' nasıl yorumlanmıştır? Bu durumun beraat kararı verilmesindeki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278118

Kararda, trafik polisi olarak görev yapan sanığın, peşin ödenen 20,20 TL bedelli trafik cezasına ait para ve makbuzu yedi gün içinde mutemetliğe teslim etmesi gerekirken gecikmeli olarak teslim etmesi eylemi incelenmiştir. Yargıtay, bu durumda 'suça konu paranın ekonomik bakımdan çok düşük değerinin bulunması', 'bir yarar sağlayacak ya da zarar oluşturacak ölçüde olmaması', 'gecikmedeki süre', 'tek eylemden ibaret olması' ve sanığın savunmaları nazara alındığında, 'fiilin haksızlık muhtevasının suç oluşturacak boyutta bulunmaması' nedeniyle atılı suçtan cezalandırılamayacağı ve beraatine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu yorum, ceza hukukunda 'suçun ağırlığıyla orantılı ceza' (TCK 3/1) ve 'son çare' (ultima ratio) ilkelerinin bir yansımasıdır. Çok düşük değerli bir eylemin, kanun koyucunun suç olarak tanımladığı eylemin haksızlık içeriğini tam olarak karşılamadığı ve bu nedenle cezalandırmaya değmeyeceği sonucuna varılmıştır.