Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/13819 E., 2015/16465 K. sayılı kararında, Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesi ile TCK'nın genel hükümleri arasındaki ilişki ve avukatların zimmet suçunun faili olup olamayacağına ilişkin tartışmayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278117

Kararda, İstanbul Barosu'na kayıtlı ve bir avukatlık bürosunda sigortalı olarak çalışan sanık avukatın, görevi ve yetkisi nedeniyle tahsil ettiği veya teslim aldığı paraları iş sahibi müvekkillerine veya işvereni olan büro sahibine teslim etmeyip mal edinmesi eylemleri ele alınmıştır. Yargıtay, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesindeki avukatlığın kamu hizmeti olduğuna ilişkin belirleme ve 5237 sayılı TCK'nın 6/1-c maddesindeki kamu görevlisi tanımını birleştirerek, avukatların belirli görevleri (Avukatlık Kanunu m.35/1, 35/A'da sayılan işler, uzlaştırma, Baro organlarındaki görevler) yönünden 'kamu görevlisi' olduklarına hükmetmiştir. Karar, 5237 sayılı TCK'nın 5. maddesinin 01/01/2009 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle, TCK'nın genel hükümlerine aykırı olan sınırlayıcı nitelikteki Avukatlık Yasasının 62. maddesinin ('Avukatlar, yüklendikleri görevleri kanun ve tüzük hükümlerine göre yerine getirmeyenler ile görevlerini savsaklayanlar hakkında bu kanunda yazılı disiplin cezaları uygulanır.') özel nitelikteki görevi kötüye kullanma suçları açısından 'zımnen ilga edilmiş sayılmasının' gerektiğini belirtmiştir. Bu durum, avukatların zimmet suçunun faili olabileceği sonucunu doğurmuştur.