Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8317 E., 2014/10622 K. sayılı kararında, zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarının fikri içtima (TCK 44) veya bileşik suç (TCK 42) kapsamında değerlendirilme ihtimalini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278112

Kararda, sanık hakkında zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay, özel belgede sahtecilik suçuna konu eylemlerin resmi belgede sahtecilik suçuyla birlikte değerlendirilip zincirleme suç uygulamasına dahil edildiği şeklinde bir saptama yapılmasına rağmen, bu suçtan ayrıca beraat kararları verilmesini hatalı bulmuştur. Hukuki anlamda, eğer sahtecilik eylemi doğrudan zimmet fiilinin bir parçası olarak, yani zimmeti gerçekleştirmek veya gizlemek için yapılıyorsa, bu durum suçların içtimaı kurallarını (fikri içtima veya bileşik suç) gündeme getirir. TCK 44'te farklı neviden fikri içtima düzenlenmiştir; tek bir fiille birden fazla farklı suç oluşursa en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak TCK 212, sahte resmi veya özel belgelerin başka bir suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili diğer suçtan ayrı ayrı cezaya hükmolunacağını belirterek fikri içtimayı açıkça engeller. Bu nedenle, zimmet eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunuyorsa, iki suçtan da ayrı ayrı hüküm kurulması gerekebilir. Kararda bu hususların yeterince tartışılmadığı ve bazı durumlarda ayrıca beraat kararı verilmesinin hatalı olduğu ima edilmiştir, zira sahtecilik eylemleri zimmetin nitelikli hali olarak değil, ayrı bir suç olarak da değerlendirilmelidir.