Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/10322 E., 2014/9411 K. sayılı kararında zimmet suçlarıyla ilgili olarak yapılan 'ihale ve alım işlemlerinin usulsüzlükleri' değerlendirilirken hangi prensipler esas alınmıştır? Özellikle 'kamu kurumu niteliği' ve 'ihaleye fesat karıştırma' suçlarıyla ilişkisini açıklayınız.
Karar, İGDAŞ'ın (İstanbul Gaz Dağıtım Sanayi A.Ş.) suç tarihinde Ticaret Kanunu hükümlerine göre işlem yapan bir anonim şirket olması ve ihale kanununa tabi bulunmaması nedeniyle, buradaki eylemlerin 'ihaleye fesat karıştırma' suçunu oluşturmayacağına hükmetmiştir. Bunun yerine, bu eylemlerin 'özel şirketlerde sözleşmeyle çalışan kişilere uygulanan hizmet nedeniyle emniyeti suistimal' suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir. Yargıtay, bir şirketin malvarlığına yönelik eylemlerde, sermayesinin yarısından fazlasının belediyeye ait olması durumunda şirketin malvarlığının belediyeye ait sayılacağını ve bu durumda eylemlerin 'ihaleye fesat karıştırma veya zimmet suçlarını' oluşturabileceğini vurgulamıştır. Ancak somut olayda, İGDAŞ'ın o tarihteki hukuki statüsü nedeniyle bu suçların unsurlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Karar, kurumun 'kamu kurumu' niteliğinin ve ihale kanunlarına tabi olup olmamasının suç vasfı açısından kritik önem taşıdığını göstermektedir. Ayrıca, haksız menfaatin kime sağlandığı ve zimmetin niteliği gibi hususların detaylı bir bilirkişi incelemesiyle ortaya konulması gerektiğini de belirtmiştir.