HMK Madde 141'deki 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı'nın 'usuli kazanılmış hak' ilkesi üzerindeki etkisini açıklayınız. Bu yasağın, yargılamanın ilerleyen aşamalarında nasıl bir kısıtlama getirdiğini örnekleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278099

HMK 141'deki iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı, 'usuli kazanılmış hak' ilkesiyle sıkı bir ilişki içindedir. Yargılamanın belirli bir aşamasından sonra (dilekçeler teatisi veya ön inceleme sonrası), tarafların iddia ve savunmalarını serbestçe değiştirememeleri, diğer taraf lehine belirli bir 'usuli kazanılmış hak' doğurur. Örneğin, davalının cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürmemesi veya süresinde cevap dilekçesi vermemesi durumunda, bu defi hakkını kaybeder. Eğer davacı bu duruma açıkça muvafakat etmezse, davalı sonradan zamanaşımı def'ini ileri süremez ve davacı bu yönde bir 'usuli kazanılmış hak' elde etmiş olur. Bu yasağın getirdiği kısıtlama, yargılamanın ilerleyen aşamalarında yeni bir hukuki temel veya vakıa ileri sürülerek davanın uzatılmasını engeller, böylece yargılama istikrarını ve öngörülebilirliğini sağlar. Yargıtay 2. HD'nin 2016/24092 E., 2018/10547 K. sayılı kararında, süresinde cevap dilekçesi vermeyerek delillerini bildirmeyen davalı tarafın iddia ve savunmalarının dikkate alınamayacağı belirtilmiştir.