Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) Madde 141'deki 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı'nın istisnalarından biri olan 'karşı tarafın açık muvafakati' kavramını değerlendiriniz. Bu muvafakatin ne şekilde gerçekleşmesi gerektiği ve zımni muvafakatin geçerliliği hakkında Yargıtay'ın yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278096

HMK Madde 141'deki yasağın istisnalarından biri 'karşı tarafın açık muvafakati'dir (HMK m.141/2). Bu muvafakat, iddia veya savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi talebine karşı tarafın açıkça rıza göstermesi anlamına gelir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/32762 E., 2016/24072 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, savunmanın genişletilmesinin zımnen muvafakat edilmiş sayılması için, davacı tarafın buna hemen itiraz etmemesi, yani savunmanın genişletilmesine muvafakati bulunmadığını hemen bildirmemesi, hatta genişletilen savunmaya yönelik cevaplar vermesi gerekir. Davacı tarafın, savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğine dair beyanını, genişletmenin gerçekleştiği aşamaya göre, belirli bir zaman dilimi içinde (örneğin dilekçenin kendisine tebliğini izleyen oturumda) bildirmek zorundadır. Aksi takdirde zımnen muvafakat etmiş sayılır ve bu durum, davalı taraf yararına 'usuli kazanılmış hak' doğurur. Ancak, 01.10.2011 tarihinden (HMK'nın yürürlük tarihi) sonraki uygulamalarda zımni muvafakat yerine 'açık muvafakat' aranmaktadır (Yargıtay 9. HD, 2015/4872 E., 2016/17687 K.).