Borçlar Kanunu'nda yer alan zamanaşımı kavramını ve iş mahkemelerindeki uygulanma şeklini HMK Madde 141 bağlamında değerlendiriniz. Özellikle zamanaşımı def'inin ileri sürülme zamanı ve süresi geçtikten sonra ileri sürülme koşulları nelerdir?
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder; alacak hakkını sona erdirmeyip onu 'eksik bir borç' haline dönüştürür (Yargıtay 9. HD, 2015/11110 E., 2017/12470 K.). İş mahkemelerinde HMK'nın yürürlüğe girmesiyle basit yargılama usulü (HMK m.316 vd.) benimsenmiştir. HMK m.319 uyarınca savunmanın değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin verilmesiyle başlayacağından, zamanaşımı def'i cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. 01.10.2011'den sonraki dönemde ilk oturuma kadar sözlü olarak bildirilmesi mümkün değildir. Islah yoluyla dava konusu arttırıldığında, ıslah dilekçesinin davalıya tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def'inde bulunulabileceği kabul edilmiştir. Cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmemiş veya süresi içinde verilmemişse, HMK m.141/2 uyarınca zamanaşımı def'i ancak davacının açık muvafakati ile yapılabilir. Aksi takdirde, süre geçtikten sonra ileri sürülen zamanaşımı def'i dikkate alınmaz (Yargıtay 9. HD, 2015/11110 E., 2017/12470 K.; Yargıtay 22. HD, 2015/14365 E., 2017/215 K.).