7251 sayılı Kanun ile HMK Madde 141'de yapılan değişiklikler, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı' ilkesine nasıl bir yenilik getirmiştir? Özellikle 'silahların eşitliği ilkesi' ve 'adil yargılanma hakkı' bağlamında bu değişikliği değerlendiriniz.
7251 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle HMK 141/1'de yapılan değişiklikle, ön inceleme duruşmasına katılmayan tarafın yokluğunda, onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmanın genişletilebilmesi veya değiştirilebilmesi imkanı kaldırılmıştır. Yeni düzenlemeye göre, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez; istisnalar sadece ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatidir. Bu değişiklik, özellikle ön inceleme duruşmasına katılım sağlanmadığı için aleyhte iddia veya savunmanın rahatlıkla genişletilebilmesi uygulamasının, 'silahların eşitliği ilkesi' ve 'adil yargılanma hakkı'nı ihlal ettiği yönündeki eleştirilere yanıt vermiştir. Amaç, tarafların yargılamanın başında daha dikkatli ve tam bir iddia/savunma örgüsü kurmasını teşvik etmek ve yargılamayı daha öngörülebilir hale getirmektir. Bu durum, davayı takip etmeyen tarafın aleyhine keyfi genişletmelerin önüne geçerek, yargılamanın temel hak ve özgürlükler bağlamında daha adil yürütülmesini sağlamayı hedeflemektedir (HMK 141 Gerekçesi, HGK 2017/2269 E., 2021/56 K.).