5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) Madde 94'te düzenlenen 'işkence' suçu ile 'kasten yaralama' suçu (TCK Madde 86) arasındaki temel ayrımları, suçun unsurları ve Yargıtay içtihatları bağlamında analiz ediniz.
İşkence (TCK 94) ve kasten yaralama (TCK 86) suçları arasındaki temel fark, işkencenin 'sistematik' ve 'insan onuruyla bağdaşmayan' bir nitelik taşıması ile belirli bir süreç içinde işlenmesidir. Kasten yaralama, tek bir eylemle kişinin vücuduna acı verilmesi veya sağlığının bozulmasıdır. İşkencede ise fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit gibi davranışlar olsa da, ani olarak değil, 'belli bir süreç içinde süreklilik arz eder bir tarzda' (TCK 94 Gerekçesi) gerçekleştirilir. İşkencenin en önemli özelliği, kişinin psikolojisi, ruh sağlığı, algılama ve irade yeteneği üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Fail açısından, işkence suçu sadece 'kamu görevlisi' tarafından işlenebilen özgü bir suçken (TCK 94/1), kasten yaralama herhangi bir kişi tarafından işlenebilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/497 E. kararında belirtildiği üzere, kamu görevlisinin insan onuruyla bağdaşmayan davranışlarının ancak belli bir süreç içerisinde sistematik olarak gerçekleştirilmesi halinde işkence suçunun oluşacağı, aksi halde kasten yaralama gibi bağımsız suçların gündeme geleceği vurgulanmıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2014/7817 K. sayılı kararında falakaya yatırma gibi eylemlerin sistematik niteliği nedeniyle işkence sayıldığı, 2024/7645 K. sayılı kararında ise ani gelişen tekme atma eyleminin sistematik olmaması nedeniyle kasten yaralama olarak değerlendirildiği belirtilmiştir.