CMK Madde 117 bağlamında, 'önleme araması' ve 'adli arama' arasındaki temel farklar nelerdir? Bu iki arama türünün hukuka aykırı delil elde etme açısından doğurabileceği sonuçları Yargıtay içtihatlarıyla örneklendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278055

Önleme araması, genel emniyet ve asayişin korunması ile tehlikelerin önlenmesi amacıyla (PVSK m.9, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m.18 vd.) yapılırken; adli arama, şüpheli/sanık ya da delil elde etme amacıyla (CMK m.116-122) yapılır. Önleme araması idari bir işlem olup hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle yapılabilir. Konut, işyeri gibi kapalı alanlarda önleme araması yapılamaz. Adli arama ise kural olarak hakim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri, savcıya ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emriyle yapılır (CMK m.119/1). Konut ve işyerlerinde kolluk amiri emriyle arama yapılamaz. Yargıtay içtihatlarında, adli arama gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu yolla elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı vurgulanmıştır (Yargıtay 20. CD, 2016/844 E., 2016/2525 K.; 10. CD, 2014/2979 E., 2015/32895 K.). Ancak, suçüstü hali gibi istisnai durumlarda, delillerin karartılmasını önlemek amacıyla yapılan kaba üst aramasının hukuka uygun olduğu kabul edilebilir (Yargıtay CGK, 2016/760 E., 2017/138 K.).