Bir avukatın, yanında sigortalı olarak çalışan başka bir avukatın, müvekkillerden tahsil ettiği paraları büroya veya hak sahiplerine teslim etmeyip mal edinmesi eylemi, 01.01.2009'dan sonraki dönem için hangi suçu oluşturur? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/13819 E., 2015/16465 K. sayılı kararında avukatın 'kamu görevlisi' sayılıp sayılmayacağı nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #278017

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu eylem, 01.01.2009 tarihinden (TCK m. 5'in yürürlüğe girdiği tarih) sonrası için 'zincirleme biçimde basit zimmet' suçu olarak nitelendirilmiştir. Kararda, avukatlığın bir kamu hizmeti olduğu, avukatların 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirtilen münhasır yetkileri kullandıkları görevleri yönünden TCK m. 6/1-c anlamında 'kamu görevlisi' sayılmaları gerektiği kabul edilmiştir. TCK m. 5'in yürürlüğe girmesiyle, Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesindeki sınırlayıcı hükümlerin zımnen ilga olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, yanında çalıştığı avukat adına müvekkillerden para tahsil eden avukatın bu paralar üzerindeki zilyetliği 'görevi nedeniyle' devredilmiş bir zilyetlik olarak kabul edilmiş ve paraları mal edinmesi eylemi zimmet suçu olarak değerlendirilmiştir. Bu karar, avukatların belirli görevleri ifa ederken zimmet suçunun faili olabileceklerini göstermesi açısından önemlidir.