Bir kamu görevlisinin, görevi nedeniyle tahsil ettiği bir miktar parayı 15 gün gecikmeyle, ancak hakkında herhangi bir soruşturma başlamadan mutemetliğe teslim etmesi eylemi, zimmet suçunu oluşturur mu? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8413 E., 2017/856 K. sayılı kararında bu tür bir eylem nasıl değerlendirilmiştir?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, bu tür bir eylem zimmet suçu olarak nitelendirilmemiştir. Kararda, suça konu paranın ekonomik değerinin çok düşük olması, bir yarar sağlamaması, fiilin haksızlık içeriğinin suç oluşturacak boyutta bulunmaması, gecikmedeki sürenin kısalığı ve eylemin tek bir fiilden ibaret olması gibi unsurlar bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Bu unsurlar ışığında, failin parayı mal edinme (temellük) kastının bulunmadığı, eylemin zimmet suçunun manevi unsurunu taşımadığı ve bu nedenle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Karar, her gecikmenin otomatik olarak zimmet (özellikle kullanma zimmeti) suçunu oluşturmayacağını, olayın somut koşulları ve failin kastının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.