Sanığın, mağdurenin evine gece vakti girip önce tokat atıp cep telefonunu alması, bir saat sonra tekrar girip bu kez bıçakla tehdit etmesi ve sabah da kadının pantolon cebindeki parayı alması eylemleri, Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2014/5638 E., 2017/3530 K. sayılı kararında tek bir suç olarak mı, yoksa birden fazla suç olarak mı nitelendirilmiştir? Bu nitelendirmenin gerekçesi nedir?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, bu eylemler bir bütün olarak 'silahla, geceleyin, konutta yağma' suçu (TCK m. 149/1-a-d-h) olarak nitelendirilmiştir. Karara göre, sanığın gece vakti eve girmesi, şiddet (tokat) uygulaması, tehdit (bıçak dayama) ve malı (telefon ve para) alması eylemleri arasında zaman ve mekan birliği bulunmaktadır ve tüm bu hareketler tek bir suç işleme kastı altında gerçekleştirilmiştir. Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal, kasten yaralama ve tehdit eylemleri, daha ağır bir suç olan yağma suçunun unsurları içinde erimiştir. Bu nedenle, ayrı ayrı hırsızlık, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal gibi suçlardan değil, eylemin bir bütün olarak değerlendirilip en ağır suçu oluşturan nitelikli yağma suçundan tek bir ceza verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Mahkemenin suçları ayırarak farklı suçlardan hüküm kurması (yağmadan beraat, hırsızlıktan mahkumiyet) suç vasfında yanılgı olarak görülmüş ve bozma nedeni sayılmıştır.