Bir işçilik alacağı davasında, davalı işveren süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamıştır. Davacı, yargılama sırasında talebini ıslah yoluyla artırmıştır. Davalı, ıslah dilekçesine karşı verdiği beyan dilekçesinde ilk kez zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu zamanaşımı def'i geçerli midir ve hangi alacaklar için hüküm ifade eder? (Yargıtay 9. HD, 2015/11110 E., 2017/12470 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #277909

Evet, bu zamanaşımı def'i geçerlidir ancak sadece ıslah ile artırılan miktar için hüküm ifade eder. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında belirtildiği üzere, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürülmemişse, asıl dava konusu alacak için bu hak kaybedilmiş olur. Ancak, dava konusunun ıslah yoluyla artırılması durumunda, davalı tarafın ıslah dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren HMK m. 317/2 ve 319 uyarınca iki haftalık süre içinde vereceği dilekçe ile 'ıslaha konu kısımlar için' zamanaşımı def'inde bulunması mümkündür. Bu defi, davanın en başında talep edilen kısım için değil, sadece ıslahla sonradan talep edilen kısım için geçerli olur. Dolayısıyla mahkemenin, ıslahla artırılan miktar yönünden zamanaşımı def'ini değerlendirmesi gerekirken, bu defi hiç dikkate almaması hatalıdır.