Bir uyuşturucu ticareti soruşturmasında, kolluk kuvvetleri, somut delillere dayanmayan ancak istihbari bir bilgi üzerine şüpheli A'yı takibe alır. Takip sırasında A'nın, B isimli bir kişiye bir paket verdiğini görürler. B'nin üzerinde yapılan ve önleme arama kararına dayandırılan aramada uyuşturucu madde bulunur. Ardından kaçmaya çalışan A yakalanır ve üzerinde de uyuşturucu madde ele geçirilir. A'nın üzerinde yapılan arama hukuka uygun mudur? Arama kararı alınması gerekir miydi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/760 E., 2017/138 K. sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #277883

A'nın üzerinde yapılan arama hukuka uygundur ve bu durumda ayrıca bir adli arama kararı alınmasına gerek yoktur. Kolluk, istihbari bilgi üzerine başladığı takipte, A'nın B'ye uyuşturucu madde sattığını görerek 'suçüstü' hali ile karşılaşmıştır. CMK md. 90/1-a ve PVSK md. 13/1-A uyarınca suçüstü halinde yakalanan kişinin, kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek ve suç delillerinin karartılmasını engellemek amacıyla üst araması yapılabilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/760 E., 2017/138 K. sayılı kararında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Kararda, somut emarelere dayanmayan istihbari bilginin takibi sırasında, suçun işlendiği anın görülmesiyle 'suçüstü' halinin oluştuğu ve bu durumda adli arama kararı olmaksızın yapılan yakalama ve üst aramasının hukuka uygun olduğu, elde edilen delillerin de hükme esas alınabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle, olayda CMK 116 ve 119'a uygun bir adli arama kararı aranmaz.