Bir cezaevi infaz koruma memurunun, sayıma çıkmak istemeyen bir tutukluya tokat atması, onu zorla sayıma indirmesi ve bu sırada vücudunda ekimozlar oluşturacak şekilde darp etmesi eylemi, tek bir olay içinde gerçekleşse dahi nasıl işkence suçunu oluşturabilir? Ceza Genel Kurulu'nun 2019/497 sayılı kararında 'süreç' ve 'sistematiklik' unsurları bu tür bir olayda nasıl yorumlanmıştır?
Ceza Genel Kurulu'nun 2019/497 sayılı kararında, bu tür bir eylem işkence suçu olarak kabul edilmiştir. Karar, 'süreç' ve 'sistematiklik' unsurlarını dar bir zaman dilimi içinde de gerçekleşebileceğini göstermiştir. Olayda failin eylemleri şu şekilde bir süreç ve sistematiklik içermektedir: 1) Eylem, tokatla başlamıştır. 2) Mağdurun tepki göstermesi üzerine eylem, tanıkların yanından alınıp ayrı bir koridora götürülerek devam etmiştir. 3) Burada mağdurdan 'yere yatması' istenerek aşağılama amacı güdülmüştür. 4) Mağdurun direnmesi üzerine, sopa ile vurma eylemi başlamıştır. 5) Bu vurma eylemi, sopa kırılıncaya dek devam ederek bir yoğunluk ve süreklilik kazanmıştır. CGK, bu fiillerin ani bir patlama olmadığını; cezalandırmak, otorite göstermek, aşağılamak ve iradeyi kırmak amacıyla birbirini takip eden ve yoğunlaşan bir dizi hareket olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle, fiillerin zamanla sınırlı olsa bile, kendi içinde bir süreç ve sistematik uygulama özelliği taşıdığı ve dolayısıyla işkence suçunu oluşturduğu sonucuna varılmıştır.