Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.04.2017 tarihli kararında, 'erteli hapis cezalarının aynen infazına ilişkin karara' karşı yapılan başvurunun 'temyiz' mi yoksa 'itiraz' mı olduğu nasıl değerlendirilmiştir? Mahkemenin tebligat usulsüzlüğü nedeniyle verilen ilk hükmün kesinleşmemesinin hukuki sonucu nedir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 04.04.2017 tarihli, 2016/14454 E., 2017/3669 K. sayılı kararı, erteli hapis cezalarının aynen infazına ilişkin kararların kanun yolunu ve tebligat usulsüzlüğünün sonuçlarını ele almıştır. **Erteli Hapis Cezalarının Aynen İnfazına İlişkin Karara Karşı Kanun Yolu:** * Yargıtay, TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmiş hapis cezalarının kısmen veya tamamen çektirilmesine ilişkin karara karşı, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (İnfaz K.) 98. ve 101/3. maddeleri gereğince 'yalnızca itiraz yolu açık' olduğunu ve temyizinin mümkün bulunmadığını belirtmiştir. Bu, infaz aşamasına ilişkin bu tür kararların genel kanun yolu olan itiraza tabi olduğu ve temyiz yolunun kapalı olduğu anlamına gelir. **Tebligat Usulsüzlüğü ve İlk Hükmün Kesinleşmemesi:** * Somut olayda, sanık hakkında verilen ilk erteli hapis cezası hükmünün tebliği usulsüz yapılmıştır. Sanığın adresinin yıkık olduğu ve yeni adresinin araştırılmadığı halde, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligatın yapıldığı kabul edilerek hükmün kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Yargıtay, bu tebligatı 'usulsüz' bulmuştur. * **Hukuki Sonuç:** Usulsüz tebligat, hükmün usulünce kesinleşmediği anlamına gelir. Dolayısıyla, sanık hakkında erteli cezanın aynen infazına dair ek karar, dayanaksız hale gelir ve 'yok hükmünde' kabul edilir. Sanığın bu ek karara karşı yaptığı 'itiraz/temyiz' başvurusu, aslında usulüne uygun olarak tebliğ edilmemiş olan ilk hükmün 'öğrenme üzerine temyiz'i olarak değerlendirilmelidir. Karar, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle ilk hükmün hukuken kesinleşmediğini ve bu durumda sanığın süresinde yaptığı başvurunun (ek karara ilişkin olsa bile) ilk hükme yönelik bir temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay, bu gerekçelerle, Dairenin önceki 'karar vermeye yer olmadığına' dair kararını kaldırarak, dosyanın ilk hükmün temyiz incelemesi için geri gönderilmesine karar vermiştir.