5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddesi kapsamında yapılan 'uyarlama yargılaması' talebine ilişkin verilen ek kararların, 'hukuki geçerliliğinin bulunmaması ve yok hükmünde olması' Yargıtay içtihatlarında hangi durumlarda kabul edilir? Özellikle kesinleşmiş bir hükmün değiştirilmesinde yetki ve usulün önemi nedir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (İnfaz K.) 98. maddesi, kesinleşen hükümlerde sonradan yürürlüğe giren lehe kanunların uygulanması veya yorum/hesap duraksamalarının giderilmesi için bir mekanizma sunar. Ancak, Yargıtay içtihatlarına göre, bu madde kapsamında verilen ek kararların da belirli yetki ve usul kurallarına uygun olması gerekir; aksi takdirde 'yok hükmünde' sayılabilirler. **'Yok Hükmünde' Sayılan Durumlar:** Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 06.02.2017 tarihli, 2014/27426 E., 2017/3221 K. sayılı kararı, bu durumu somut bir örnekle açıklamıştır. Kararda, sanık hakkında erteli bir hapis cezasına ilişkin kesinleşmiş ilamdan sonra, 'tehdit suçu yönünden sanık açısından herhangi bir lehe yasal düzenleme getirilmemesine karşın', mahkemenin dosyayı yeniden ele alarak cezanın adli para cezasına çevrilmesine karar vermesi ele alınmıştır. * **Lehe Kanun Yoksa:** Yargıtay, ortada sanık lehine bir kanun değişikliği olmaksızın, mahkemenin kesinleşmiş bir hükmü temelden değiştiren (örneğin hapis cezasını para cezasına çeviren) bir 'uyarlama' kararı vermesini hukuka aykırı bulmuştur. İnfaz K. 98, lehe kanun değişikliğinin veya hükmün yorumu/hesabı gibi sınırlı durumlarda devreye girer, mahkemeye kesinleşmiş hükmü esaslı biçimde değiştirme yetkisi vermez. * **Hukuki Değerden Yoksunluk:** Kararda, 'Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... kararıyla yasal olmayan gerekçeyle ... ek kararının kaldırılmasına karar verildiği, bu karar üzerine de; Nevşehir 2. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından duruşma açılarak ... verilen, sanığın ... adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kararın, hukuki değerden yoksun olduğu ve temyiz incelemesine konu bir hükmün bulunmadığı' belirtilmiştir. **Yetki ve Usulün Önemi:** Bu içtihat, kesinleşmiş hükümlerin yargılamanın yenilenmesi (CMK 311 vd.), lehe kanun uygulaması (İnfaz K. 98) veya kanun yararına bozma (CMK 309) gibi kanunda açıkça belirtilen yollar dışında esaslı bir şekilde değiştirilemeyeceğini vurgular. İnfaz makamlarının veya hükmü veren mahkemenin, kanunun kendilerine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak verdikleri kararlar 'yok hükmünde' sayılır ve hukuken herhangi bir sonuç doğurmaz. Bu, hukuki güvenlik ve kesinleşmiş hükümlere duyulan güven ilkesinin bir gereğidir.