Yargıtay'ın son dönemdeki içtihatları, internet ortamındaki yayınların içeriğinde yer alan kişisel verilerin korunması ve 'unutulma hakkı' bağlamında, haberin güncelliğini yitirmesi durumunda dahi erişimin engellenmesi taleplerini nasıl değerlendirmektedir? Bir iş adamının ticari faaliyetlerinin bu değerlendirmeye etkisi nedir?
Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2019/31517 E., 2019/14002 K. sayılı kararı, 'unutulma hakkı'nın kişisel verilerin korunması kapsamındaki önemini ve bunun basın özgürlüğü ile nasıl dengelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. **Haberin Güncelliğini Yitirmesi ve Erişim Engeli:** * Yargı organları, internet arşivinde kişilerin şeref ve saygınlığına yönelen, özel hayatı ve kişisel verilerinin kamu yararına katkı sağlamayacak şekilde işlendiği, güncelliğini yitiren ve tarihsel bir veri olarak kabul edilemeyeceği anlaşılan yayınlar hakkında, makul, haklı ve ispatlanabilir taleplerde bulunulması halinde, ifade ve basın özgürlüğünün özüne halel getirmemek şartıyla, 'erişime engellenmesi' yönünde kararlar verebilir. * Haberin güncelliğini yitirip yitirmediği, yayının içeriği, yayında kaldığı süre, kamu yararına katkısı (toplumsal açıdan haberin değeri, geleceğe ışık tutan niteliği) ve habere konu kişinin siyasetçi veya ünlü olup olmadığı gibi hususlar her somut olay açısından birlikte ve ayrıntılı şekilde incelenmelidir. **İş Adamının Ticari Faaliyetlerinin Etkisi:** * Kararda incelenen somut olayda, başvuran iş adamının, 'suç örgütüne üye olma ve silahlı ihkak-ı hak' suçlarından yargılandığı, örgüt üyeliğinden mahkum olduğu ve kararın kesinleştiği bir haberin erişiminin engellenmesi talep edilmiştir. Haber, 15 yıl öncesine ait olmasına rağmen, mahkemece 'ticaret hayatında ve kamuoyunda güncelliğini yitiren bir haber olarak kabul edilemeyeceği' ve 'toplumun başvuran iş adamı hakkında bilgi alma hakkı yönünden ve geleceğe ışık tutması açısından kamu yararına katkısının devam ettiği' değerlendirilmiştir. * Bu durumda, başvuran iş adamının ticari faaliyetlerinin, onun adli sicil kaydından bağımsız olarak ele alınamayacağı ve haberin ticari hayatta halen önemini koruduğu kabul edilmiştir. Haber, toplumun bilgi alma hakkı ve kamu yararı açısından hala değer taşıdığı için, 'unutulma hakkı' kapsamında değerlendirilmesi zorunlu şartların oluşmadığına karar verilmiştir. Bu içtihat, unutulma hakkının mutlak olmadığını, haberin içeriği, kişinin kimliği ve kamu yararı gibi faktörlerle dengelenmesi gerektiğini ve özellikle iş dünyasındaki kişilerin geçmişteki yasal süreçlerinin hala kamuoyu ilgisini çekebileceğini göstermektedir.