Bir hükmün kesinleşmesinden sonra, hükümlünün 'denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirmesi' halinde, ceza infaz edilmiş sayılır mı? Bu durum, 5271 sayılı CMK'nın 231/10. maddesiyle mi, yoksa başka bir yasal düzenlemeyle mi ilişkilidir? Yargıtay içtihadı doğrultusunda açıklayınız.
Evet, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi (Cezanın Ertelenmesi) uyarınca ertelenmiş hapis cezalarında, hükümlünün 'denetim süresini yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirmesi' halinde, ceza infaz edilmiş sayılır. Bu durum, TCK'nın 51/8. maddesinde açıkça düzenlenmiştir: 'Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.' Bu hüküm, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231. maddesinde düzenlenen 'Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)' kurumu ile karıştırılmamalıdır. * **HAGB (CMK m. 231/10):** HAGB kararında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmezse ve yükümlülüklere uygun davranılırsa, 'hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine' karar verilir. Yani, HAGB'de baştan hüküm kurulmuş ama açıklanması geri bırakılmıştır. Koşullar gerçekleşirse hüküm hiç var olmamış gibi düşer. * **Cezanın Ertelenmesi (TCK m. 51/8):** Cezanın ertelenmesinde ise, hüküm zaten açıklanmış ve kesinleşmiştir. Denetim süresi sonunda koşullara uyulursa, ceza 'infaz edilmiş sayılır'. Yani, ceza fiilen çekilmemiş olsa da hukuken infaz edilmiş kabul edilir ve kayıtlar buna göre güncellenir. Bu durumda, Cumhuriyet savcılığınca sadece 'yerine getirme fişi' tanzim edilmesi gerekir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2018/2765 E., 2018/6736 K. sayılı kararı, bu ayrımı vurgulamış ve sanık hakkında erteli cezanın infaz edilmiş sayılması gerekirken, HAGB kararı verilmişçesine CMK 231/10 maddesi gereğince hükmün ortadan kaldırılmasına ve davanın düşürülmesine karar verilmesini 'isabet görülmediğinden' kanun yararına bozma nedeni saymıştır. Bu, erteleme ve HAGB müesseselerinin farklı hukuki sonuçları olduğunu ve hatalı uygulanmaması gerektiğini gösterir.