Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesinde düzenlenen 'zincirleme suç' hükümleri, ihaleye fesat karıştırma suçunda nasıl uygulanır? Yargıtay'ın kısa aralıklarla işlenen aynı fiilin zincirleme suça etkisi konusundaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #277098

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 43. maddesinin 1. fıkrasında zincirleme suç, 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır' şeklinde tanımlanmıştır. **İhaleye Fesat Karıştırma Suçunda Uygulama:** İhaleye fesat karıştırma suçu (TCK m. 235) da zincirleme suç hükümlerine tabi olabilir. Eğer bir kişi, aynı ihale sürecinde veya farklı ihalelerde, tek bir suç işleme kararıyla, aynı kişiye (örneğin kamuyu temsilen ilgili idareye) karşı birden fazla ihaleye fesat karıştırma eylemi gerçekleştirirse, zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Örneğin, bir ihaleye katılma yeterliliğine sahip olmayan kişileri farklı hileli davranışlarla birden fazla kez ihaleye sokmak gibi. **Kısa Aralıklarla İşlenen Aynı Fiil:** Yargıtay'ın, kısa aralıklarla işlenen eylemlerin zincirleme suça etkisi konusundaki yaklaşımı, 'değişik zamanlarda' ibaresinin yorumuna bağlıdır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/13242 E., 2016/15967 K. sayılı kararında, hakaret ve tehdit içeren görüşmelerin '5 dakika arayla' gerçekleştiği somut olayda, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerden dolayı sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bu karar, eylemler arasında 'değişik zaman' unsurunun gerçekleşmediğini ve fiilin hukuken tek bir eylem olarak kabul edilmesi gerektiğini ima etmektedir. Yani, çok kısa aralıklarla, aynı suç işleme kararıyla ve eylemin doğal devamı niteliğinde olan fiiller, zincirleme suç kapsamında değil, tek bir suç olarak değerlendirilmelidir. Bu da zincirleme suçun uygulanması için eylemler arasında belirli bir kopukluk ve bağımsızlık aranması gerektiğini gösterir.