6100 sayılı HMK'nın 370. maddesi uyarınca Yargıtay'ın 'düzelterek onama' yetkisini kullanması halinde, bu karar 'yeni bir yargılama' niteliği taşır mı? Bu yetkinin kullanılmasında 'yeniden yargılama gerektirmeme' şartının önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #277094

HMK Madde 370/2'ye göre, Yargıtay'ın 'düzelterek onama' kararı vermesi, 'yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde' mümkündür. Bu ifade, düzelterek onama işleminin yeni bir yargılama niteliği taşımadığını, aksine mevcut yargılamayı Yargıtay düzeyinde tamamladığını gösterir. **'Yeniden Yargılama Gerektirmeme' Şartının Önemi:** Bu şart, Yargıtay'ın iş yükünü azaltma ve yargılamayı hızlandırma amacına hizmet eder. Eğer Yargıtay, karardaki hatanın giderilmesi için yerel mahkemenin yeniden delil toplamasını, yeni bir inceleme yapmasını veya takdir yetkisi kullanmasını gerektirdiğini tespit ederse, düzelterek onama yoluna gidemez; bunun yerine kararı 'bozmak' zorundadır. Örneğin, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2018/15676 E., 2018/15676 K. sayılı kararında vekalet ücreti hesabındaki bir yanlışlığın düzeltilmesi, 'yeniden yargılamayı gerektirmediği' için düzelterek onama kapsamında ele alınmıştır. Bununla birlikte, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 2017/8739 E., 2018/226 K. sayılı kararında, davalı Hazinenin temyiz itirazları incelenirken, 'dayanak tapu kaydının tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmediği gibi mahallinde yapılan keşif sırasındaki tapu kaydı uygulamasının da yetersiz görüldüğü' gerekçesiyle 'eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi' doğru bulunmamış ve hüküm bozulmuştur. Bu durum, hatanın düzeltilmesinin yeni bir delil toplama veya köklü bir inceleme gerektirdiği hallerde düzelterek onama yapılamayacağını göstermektedir. Kısacası, düzelterek onama, yerel mahkemenin esaslı bir eksiklik veya takdir hatası yapmadığı, sadece kanunun olaya uygulanmasında veya açıkça ifade edilmesinde düzeltilebilecek bir yanlışlığın bulunduğu durumlarda devreye girer. Bu, yargılamanın uzamasını önleyen bir mekanizmadır.