Paylı mülkiyette paydaşların malı 'kullanma ve yararlanma' hakları Türk Medeni Kanunu'nda nasıl düzenlenmiştir? Özellikle paydaşların bu konudaki anlaşmaları ve mahkeme kararlarının sonraki paydaşları bağlama durumu hakkında bilgi veriniz.
Paylı mülkiyette paydaşların malı kullanma ve maldan yararlanma hakları, Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 693 ve m. 689/1 ile m. 695'te düzenlenmiştir: 1. **Genel Kural (TMK m. 693):** Her paydaş, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Eğer paydaşlar arasında kullanım konusunda bir uyuşmazlık çıkarsa, yararlanma ve kullanma şeklini hakim belirler. Hakim bu belirlemeyi, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de yapabilir. Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir. 2. **Paydaşların Anlaşmaları (TMK m. 689/1):** Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler. Bu, paydaşlara kendi ihtiyaçlarına göre esnek bir düzenleme yapma imkanı tanır. Ancak, bu tür bir anlaşma ile dahi, paylı mülkiyet konusu eşyanın kullanılabilirliğinin ve değerinin korunması için zorunlu olan yönetim işlerini yapmak ve gerektiğinde mahkemeden buna ilişkin önlemlerin alınmasını istemek gibi temel yetkiler kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz. 3. **Anlaşmaların Sonraki Paydaşları Bağlaması (TMK m. 695):** Paydaşların malın yararlanma, kullanma ve yönetimine dair aldıkları kararlar ile mahkemece verilen kararlar, sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlar (TMK m. 695/1). Taşınmazlarda bu tür kararların sonradan paydaş olanları bağlaması için, bunların tapu kütüğüne 'şerh' edilmesi gerekir (TMK m. 695/2). Bu şerh, üçüncü kişilerin iyiniyetini ortadan kaldırarak kararların herkese karşı ileri sürülebilmesini sağlar. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/15368 E., 2014/740 K. sayılı kararı, paylı mülkiyet konusu taşınmazın kiraya verilmesinin pay ve paydaş çoğunluğuna bağlı olduğunu ve geçerli bir kira ilişkisi kurulmadığında ecrimisil talebinin değerlendirilebileceğini belirtmiştir.