Danıştay 15. Daire'nin 2016/2388 sayılı kararında, idarenin hizmet kusurunun varlığı tespit edilmesine rağmen maddi tazminat istemi reddedilmiş, manevi tazminat istemi ise kabul edilmiştir. Bu farklılığın hukuki sebebi nedir?
Bu farklılığın hukuki sebebi, 'illiyet (nedensellik) bağı'nın her iki tazminat türü için farklı değerlendirilmesidir. Maddi tazminat için, zarar ile idarenin kusurlu eylemi arasında doğrudan ve kesin bir illiyet bağının kanıtlanması gerekir. Kararda, Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, ölüm olayı ile idarenin hizmet kusuru (tedavideki gecikme) arasında kesin bir illiyet bağı kurulamadığı, ölümün temel nedeninin trafik kazasına bağlı komplikasyonlar olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle maddi tazminat reddedilmiştir. Manevi tazminat için ise, illiyet bağının bu kadar kesin olması aranmaz. İdarenin hizmet kusurunun varlığı ve bu durumun davacılarda 'acı, elem ve üzüntü'ye yol açmış olması, manevi tazminata hükmetmek için yeterli görülmüştür. Yani, kusurun varlığı manevi tazminat için yeterli olabilirken, maddi tazminat için ayrıca zararın bu kusurdan kaynaklandığının kesin olarak ispatı gerekmektedir.