Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/2349 E., 2017/4337 K. sayılı kararında, sanığın yargılama sırasında 18 yaşından küçük olmasına karşın duruşmaların açık yapılmasına ilişkin ihlalin 'telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmadığı' belirtilmiştir. Bu durum, Yargıtay'ın usul hukuku yorumunda hangi ilkelere öncelik verdiğini gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #276205

Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2016/2349 E., 2017/4337 K. sayılı kararında, sanığın yargılama sırasında 18 yaşından küçük olmasına rağmen duruşmaların CMK m.185'e aykırı olarak açık yapılması hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu ihlalin 'telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni yapılmadığı' belirtilmiştir. Bu durum, Yargıtay'ın usul hukuku yorumunda 'yargılama ekonomisi', 'davanın sürüncemede kalmaması' ve 'hukuki güvenlik' ilkelerine öncelik verdiğini göstermektedir. Esasen hukuka kesin aykırılık teşkil eden bu tür ihlaller, eğer somut durumda giderilmesi fiilen imkansız ise (örneğin çocuk sanığın artık reşit olması nedeniyle kapalı yargılamanın amacının ortadan kalkması), Yargıtay, davanın esasına girerek diğer hukuka uygunluk denetimlerini yapmayı tercih etmektedir. Bu, usul hatalarının her zaman otomatik olarak bozma nedeni olmayabileceğini, pratik ve amaca uygunluğun da değerlendirildiğini gösterir. (CMK m.185, Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar: 2017/4337)