CMK madde 148'de düzenlenen 'yasak usullerle elde edilen ifadeler' dışındaki hukuka aykırı delillerin, Anayasa'nın 38/6 maddesi uyarınca 'delil olarak kullanılamaz' ilkesi, ceza muhakemesindeki delil serbestliği ilkesi ile nasıl bir denge oluşturmaktadır?
Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası, 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kullanılamaz' hükmünü getirmektedir. Bu hüküm, CMK'nın 148. maddesindeki yasak usullerle elde edilen ifadeler yasağı ve genel hukuka aykırı delil yasağı (CMK m.206/2-a, 217/2) ile birlikte ceza muhakemesinin temelini oluşturur. Ceza muhakemesinde 'delil serbestliği' (vicdani delil sistemi) ilkesi geçerli olsa da, bu serbestlik sınırsız değildir; hukuka uygunluk ilkesiyle dengelenmiştir. Amaç, maddi gerçeğe ulaşmak olmakla birlikte, bu gerçeğe ulaşılırken bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmemesidir. Dolayısıyla, bir delil ne kadar gerçeği yansıtsa da, eğer hukuka aykırı yollarla elde edilmişse, kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Bu denge, yargılamanın adil ve meşru olmasını güvence altına alır, zira hukukun üstünlüğü ilkesi delilin üstünlüğünden önce gelir. (Anayasa m.38/6, CMK m.148, CMK m.206, CMK m.217)