Hukukumuzda, kamu görevlisinin görevi sırasında meydana gelen yaralanmanın 'basit tıbbi müdahaleyle giderilemese bile, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olmadığı müddetçe', failin sadece görevi yaptırmamak için direnme suçundan (TCK 265) cezalandırılması ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #276193

Bu ilke, TCK m.265'in beşinci fıkrasındaki özel içtima kuralına dayanır. Buna göre, görevi yaptırmamak için direnme suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin (TCK m.87) gerçekleşmesi durumunda fail ayrıca kasten yaralama suçundan da sorumlu olur. Ancak, yaralanma basit tıbbi müdahaleyle giderilemese bile (TCK m.86/1 kapsamında kalırsa), yani TCK m.87'deki ağırlaşmış niteliklere ulaşmazsa, fail yalnızca TCK m.265'ten cezalandırılır. Bu durumda, TCK m.44'teki genel fikri içtima (farklı neviden fikri içtima) hükümleri uygulanmaz, zira TCK m.265/5 özel bir düzenlemedir ve önceliklidir. Bu durum, kamu görevlisinin bedensel bütünlüğüne yönelik saldırının, direnme eyleminin bir parçası olarak kabul edildiği ve sadece çok ağır sonuçlar doğurduğunda ayrı bir yaralama suçuna dönüşeceği anlamına gelir. (TCK m.265/5, TCK m.86/1, TCK m.87, Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/211)