TCK madde 265'te düzenlenen 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunda, failin kamu görevlisine yönelik 'fiili'nin sadece sözlü olması yeterli midir? Yoksa bu fiilin 'cebir' veya 'tehdit' niteliğinde olması mı gerekir? Bir Yargıtay kararı ile açıklayınız.
Görevi yaptırmamak için direnme suçu, hareketin 'cebir veya tehdit' şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğini öngörür. Dolayısıyla, sadece sözlü ifadeler, eğer bu sözler tehdit niteliğinde değilse, bu suçu oluşturmaz. Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/14091 E., 2015/1028 K. sayılı kararında, sanığın 'Benim partimi kimse bozamaz. Bu partiyi ben düzenliyorum. Ne beni alabilirsiniz ne de başkasını, buradan adam mı alacaksınız' şeklindeki sözleri, tehdit öğesini oluşturmadığı ve sadece hakaret niteliğinde olduğu gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Bu karar, sözlerin içeriğinin ve amacının önemini vurgulayarak, direnme suçunun oluşması için sözlerin sadece kaba veya rahatsız edici olmasının yeterli olmadığını, cebir veya tehdit kastını ve niteliğini taşıması gerektiğini belirtir. (TCK m.265, Yargıtay 5. Ceza Dairesi - Karar: 2015/1028)