Yargıtay'ın CMK 148'deki 'müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade'nin delil değerini sınırlayan kararlarında, bu ifadenin hükme esas alınmaması için hangi koşulların arandığına dair somut örnekler veriniz.
Yargıtay, CMK m.148/4 hükmünü titizlikle uygulamaktadır. Bu hükme göre, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, ancak hakim veya mahkeme huzurunda sanık tarafından doğrulanırsa hükme esas alınabilir. Somut Yargıtay kararlarından örnekler: 1) Yargıtay 7. CD, 2021/13261 E., 2021/9190 K. sayılı kararında, sanığın hazırlık aşamasında müdafisiz alınan savunmasının kovuşturma aşamasında doğrulanmaması nedeniyle bu ifadenin hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. 2) Yargıtay 12. CD, 2022/5641 E., 2022/6294 K. sayılı kararında, sanıkların kollukta müdafisiz kabul ettikleri kazı eylemini mahkemede inkar etmeleri üzerine, bu kolluk beyanlarının hükme esas alınamayacağına karar vermiştir. 3) Yargıtay 19. CD, 2016/982 E., 2017/6010 K. sayılı kararında, sanığın müdafisiz kolluk ifadesi dışında başkaca mahkumiyete yeterli delil bulunmaması halinde beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tüm bu kararlar, kolluk ifadesinin mutlak delil niteliği taşımadığını ve yargılama aşamasında bir teyit veya destekleyici delil olmaksızın kullanılamayacağını göstermektedir. (CMK m.148/4, Yargıtay 7. Ceza Dairesi - Karar: 2021/9190, Yargıtay 12. Ceza Dairesi - Karar: 2022/6294, Yargıtay 19. Ceza Dairesi - Karar: 2017/6010)