Kolluk görevlilerinin 'suç işleme potansiyeli' olan bir kişiyi uyuşturucu ticareti gibi suçlara 'kışkırtması' veya 'azmettirmesi' halinde, elde edilen delillerin hukuka uygunluğu ve adil yargılanma hakkı açısından hukuki değerlendirme nasıl yapılır? AİHM içtihatlarından örnek veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #276129

Devletin görevi suç işlenmesini önlemek olup, organları vasıtasıyla kişilere suç işletmesi veya suç işleme eğilimini kuvvetlendirmesi düşünülemez. Bir kimseyi suça kışkırtma hukuka aykırıdır. CMK m.148'de yasak usullerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir. AİHM, bu konuda 'polis provokasyonu' kavramını geliştirmiştir. Örneğin, AİHM'nin Teixeira de Castro/Portekiz kararında (09.06.1998), iki sivil polis memurunun, şüpheliyi uyuşturucu temin etmeye kışkırtması ve yakalaması olayında, polis memurlarının faaliyetlerinin görev tanımını aştığı ve müdahale olmaksızın suçun işleneceğini gösteren hiçbir şey bulunmadığı için İHAS m.6/1'in (adil yargılanma hakkı) ihlal edildiği kabul edilmiştir. Benzer şekilde, Burak Hun/Türkiye davasında (15.12.2009), ajanın başvuranı uyuşturucu edinmeye azmettirmesi ve başkaca somut unsurun bulunmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. Bu tür durumlarda, failin eyleminin polis kışkırtması olmasa da işleneceğine dair kesin kanıtlar bulunmadıkça, elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilir ve hükme esas alınamaz. (CMK m.148, İHAS m.6/1, AİHM Teixeira de Castro/Portekiz, AİHM Burak Hun/Türkiye, Yargıtay 20. Ceza Dairesi - Karar: 2017/3530'daki karşı oy)