TCK madde 145'te düzenlenen 'malın değerinin azlığı' hükmünün uygulanmasında hakime tanınan takdir yetkisi nasıl sınırlandırılmıştır? Özellikle 'ceza vermekten vazgeçme' seçeneği hangi durumlarda gündeme gelir?
TCK madde 145, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle hakime cezada indirim yapma veya ceza vermekten vazgeçme yönünde geniş bir takdir yetkisi tanır. Ancak, kanun koyucu bu takdiri soyut ve farklı bir disiplinle sınırlandırmıştır. 'Az olarak kabul edilecek değerin' hakimin takdirinde, ceza vermekten vazgeçmesini gerektirecek ehemmiyetsiz ölçüde olması, yani değere dayalı ihlalin ceza verilmemeyi nesafeten haklı saydıracak alt düzeyde bulunması gerekmektedir. Madde metninde 2005 değişikliği ile eklenen 'suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak' ibaresi, sadece değer azlığını değil, olayın tüm boyutlarını dikkate almayı gerektirir. Örneğin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2022/590 E., 2023/548 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, camiden çalınan musluk başlıkları gibi değer azlığı olan ancak suçun işleniş şekli ve özellikleri göz önüne alındığında, ceza verilmemeyi haklı saydıracak düzeyde olmayan durumlarda ceza verilmekten vazgeçilmez. Hakim, mağdurun konumu, failin kişiliği, suçun işleniş şekli, meydana gelen haksızlığın mağdur üzerindeki etkilerini gözeterek karar vermelidir. (TCK m.145, Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2022/590, Yargıtay Ceza Genel Kurulu - Karar: 2019/695)