HMK'daki yargılama aşamaları göz önüne alındığında, bir davanın 'dava şartları'nın (örn. mahkemenin görevli olması) dilekçeler aşaması tamamlanmadan incelenip karara bağlanması, 'hukuki dinlenilme hakkı' açısından ne gibi sorunlar yaratır?
6100 sayılı HMK'da yazılı yargılama usulü beş aşamadan oluşur: Dava açılması/dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm. Dava şartları ve ilk itirazlar ön inceleme aşamasında sonuca bağlanır. HMK m.137/1 ve 139/1'e göre, ön inceleme dilekçelerin karşılıklı olarak verilmesinden sonra yapılır. HMK m.138 her ne kadar dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verilebileceğini öngörse de, bu durum dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verilmesi, Anayasa'nın 36. maddesinde ve AİHS'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan 'hukuki dinlenilme hakkı'na (iddia ve savunma hakkı) aykırıdır. Taraflara savunma hakkı tanınmadan, dilekçeler aşaması tamamlanmadan verilen kararlar usul ve yasaya aykırıdır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2017/1981 ve 2017/1217 sayılı kararları bu ilkeyi vurgulamıştır. (HMK m.27, HMK m.114/c, HMK m.137, HMK m.138, Anayasa m.36, AİHS m.6, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/1981)