Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin 2016/9955 E. sayılı kararında, mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilirken, mühürlemeyi yapan kurumun hangi niteliği üzerinde durulmuştur?
Kararda, mühür bozma suçunun (TCK m.203) oluşabilmesi için mührün 'kanun veya yetkili makamların emri uyarınca' konulmuş olması gerektiği vurgulanmıştır. Olayda mühürleme, elektrik dağıtımını devralan 'özel şirket' görevlilerince yapılmıştır. Yargıtay, özelleştirme sonucu kamu hizmeti yürüten bu özel şirket görevlilerinin 'yetkili makam' sayılmayacağını ve dolayısıyla onların koyduğu mührün bozulmasının TCK m.203'teki suçu oluşturmayacağını kabul etmiştir. Bu, suçun oluşumu için mührü koyan merciin kamusal otoriteye sahip olması gerektiği anlamına gelir.