Sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen bir olayda, sanığın bu maddeyi sattığına dair tek delil olarak sivil polis memurunun kışkırtıcı eylemleriyle elde edilen beyanı varsa, Yargıtay'ın bu duruma yaklaşımı nasıl olmuştur?
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/10884 E., 2017/3530 K. sayılı kararındaki kısmi karşı oyda belirtildiği üzere, sivil polis memurunun kışkırtması olmasaydı bile uyuşturucu ticareti yapacağına ya da yaptığına ilişkin kesin, şüpheden uzak ve yeterli delil elde edilemediği durumlarda, ceza hukukunun 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince sanığın eyleminin TCK'nın 191. maddesindeki (kullanmak için uyuşturucu bulundurma) suçu oluşturduğu kabul edilmeli ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmamalıdır. AİHM'nin Teixeira de Castro/Portekiz kararı da bu tür polis provokasyonlarını adil yargılama hakkının ihlali olarak kabul etmektedir.