Denetimli serbestlik altındaki bir hükümlünün, denetimli serbestlik müdürlüğü personeline hakaret etmesi veya tehditte bulunması, sadece bir yükümlülük ihlali midir, yoksa başka sonuçları da olur mu?
Bu durum, birden fazla hukuki sonuç doğurur. Birincisi, bu davranış 'denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine uymama' ve 'saygılı davranma' kuralının (Yönetmelik m. 42) ihlalidir. Bu nedenle, uyarı ve ısrar halinde denetimli serbestliğin kaldırılmasına yol açabilir. İkincisi, bu eylem aynı zamanda TCK kapsamında 'hakaret' (TCK m. 125) ve 'tehdit' (TCK m. 106) suçlarını oluşturur. Bu suçlardan dolayı hükümlü hakkında yeni bir ceza soruşturması başlatılır ve kamu davası açılabilir. Bu yeni dava, m. 105/A-7 kapsamında denetimli serbestliğin tedbiren durdurulmasına da neden olabilir.