YARGITAY CEZA GENEL KURULU'nun 2014/489 Esas sayılı kararı, 'kasten öldürme suçuna teşebbüse azmettirme' konusunda sanığın beyanları ile dosyadaki diğer deliller arasındaki çelişkiyi nasıl değerlendirmiştir? Azmettirme kastının belirlenmesinde şüphe durumunda hangi ilke uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274486

YARGITAY CGK - Karar: 2014/489 sayılı kararda, sanığın Mehmet Ali'yi katılanın öldürülmesi konusunda değil de yaralaması konusunda azmettirdiğini belirtmesi ve azmettirmenin tasarlayarak kasten öldürme suçuna teşebbüse yönelik olduğuna dair şüpheden arınmış kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması durumu ele alınmıştır. Karara göre, azmettirmenin tasarlayarak kasten öldürme suçuna teşebbüse yönelik olduğu hususu şüphe boyutunda kalmaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemece, sanık Hüseyin’in anlatımları bölünmek ve bir kısmına itibar edilip, bir kısmına itibar edilmemesi suretiyle delillerin değerlendirilmesinde takdir hatasına düşülerek, dosya kapsamına uymayan ve ihtimallere dayalı gerekçelerle sanıklar Hüseyin ve Ali’nin kasten yaralama suçuna azmettirme yerine tasarlayarak kasten öldürme suçuna teşebbüse azmettirmeden mahkumiyetlerine karar verilmesi isabetsiz olup, direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir. Bu karar, ceza hukukunda 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin (in dubio pro reo) azmettirme kastının belirlenmesinde de uygulandığını göstermektedir.