Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/10-438 Esas sayılı kararı, duruşma tutanağında zabıt katibi imzasının bulunmamasının Kanun Yararına Bozma'ya konu edilip edilemeyeceği hususundaki tartışmayı nasıl çözmüştür? Bu konudaki çoğunluk ve karşı oy görüşlerini değerlendiriniz.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2011/10-438 Karar: 2012/141 Tarih: 03.04.2012 sayılı kararda bu uyuşmazlık ele alınmıştır. Çoğunluk görüşü, duruşma tutanağında zabıt katibi imzasının bulunmamasının (CMK m.219) olağan temyiz yolunda bozma nedeni yapılabilse de, kesinleşmiş hükümlerde bu tür eksikliklerin olağanüstü bir kanun yolu olan Kanun Yararına Bozma konusu yapılamayacağına karar vermiştir. Gerekçe olarak, Kanun Yararına Bozma kurumunun amacının ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve hak kayıplarını önlemek olduğu, imza eksikliğinin bu amaçlara hizmet etmeyeceği ve sahtelik iddiası olması halinde yargılamanın iadesi (CMK m.311 vd.) yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Karşı oy görüşü ise, CMK m.219'un emredici niteliğini vurgulayarak, imza eksikliğinin hukuka aykırılık oluşturduğunu ve Kanun Yararına Bozma'ya konu edilmesi gerektiğini savunmuştur. Hakim ve/veya katip tarafından imzalanmamış tutanağın geçerli belge sayılmayacağı ve geçerli hükümden söz edilemeyeceği ileri sürülmüştür.