Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2017/6120 Esas sayılı kararı, kanun yararına bozma yoluna başvurulduktan sonra uyarlama yargılamasına devam edilip edilemeyeceği ve suç vasfı değişikliğinin lehe kanun değerlendirmesi açısından nasıl bir sonuç doğuracağı hususunda ne karara varmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274378

YARGITAY 2. CEZA DAİRESİ Esas: 2017/6120 Karar: 2018/2296 Tarih: 5.03.2018 sayılı kararda, kanun yararına bozma yoluna başvurulmasının sağlanması üzerine, ilgili hükmün CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmiştir. Daha sonra uyarlama yargılaması yapan mahkemece, dosyanın dönüşü beklenerek yargılamaya devam edilip hüküm kurulmuştur. Karar, 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 491/4. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesi kapsamındaki hırsızlık suçunun yanı sıra TCK'nın 116/1 (konut dokunulmazlığını bozma) ve 151/1 (mala zarar verme) suçlarını da oluşturabileceğine dikkat çekmiştir. Ancak, şikayetten vazgeçme nedeniyle bu suçlardan mahkumiyet kararı verilemeyeceği ve 765 sayılı Kanun hükümlerinin daha lehe olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun hükümleri ile ilgili bir değerlendirme yapılmamasının sonuca etkili görülmediğine karar verilmiştir. Bu, kanun yararına bozma sonrasında uyarlama yargılamasının devam edebileceğini ve suç vasfı farklılıklarının lehe kanun ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.