Ceza Muhakemesi Hukukunda 'delillerin serbestliği' ilkesi ne anlama gelir? Bu ilkeye getirilen 'delil yasakları' kaç gruba ayrılır ve 'hukuka aykırı yöntemle elde edilen delillerin kullanılması' hususundaki farklı görüşleri açıklayınız. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımı nedir?
Ceza muhakemesinin amacı, usul kuralları doğrultusunda maddi gerçeğin şüpheden uzak biçimde kesin olarak belirlenmesidir. CMK'nın 217. maddesinin ikinci fıkrası 'yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir' hükmü ile 'delillerin serbestliği' ilkesini vurgular. Bu ilkeye getirilen sınırlamalar 'delil yasakları' olarak adlandırılır ve 'delil elde etme yasakları' ile 'delil değerlendirme yasakları' olmak üzere iki gruba ayrılır. Delil elde etme yasakları, delilin elde edilme şekline ilişkinken (örneğin, işkence), delil değerlendirme yasakları, elde edilmiş delilin yargılamada kullanılmasına ilişkin (örneğin, CMK 135/6 dışındaki suçlarda elde edilen delilin kullanılamaması). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, basit şekle aykırılıklar dahil hukuka uygun elde edilmeyen her delilin hükme esas alınmaması gerektiği yönünde öğretide görüşler bulunsa da, esas olanın 'adil yargılanma ilkesi'nin zedelenip zedelenmediği ve temel hakların ihlal edilip edilmediği üzerinde durmuştur (YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2013/10-642 Karar: 2014/302 Tarih: 3.06.2014). Kararda, temel hakları ihlal etmeyen şekli aykırılıkların tek başına delilin geçersizliğine yol açmayacağı belirtilmiştir.