Bir sanık hakkında verilen ve temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümde, sanığın raporlu olduğu ve fiilen çalışmadığı bir ay için tam ücret alacağına hükmedildiği sonradan fark edilmiştir. Bu durum bir kanun yararına bozma nedeni midir?
Bu durum, doğrudan bir kanun yararına bozma nedeni olmayabilir. Kanun yararına bozma, takdir hatalarını değil, açık hukuka aykırılıkları hedefler. Ancak, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 2014/22277 E. sayılı kararındaki mantık işletilirse, bu durum bir hukuka aykırılık olarak değerlendirilebilir. 4857 sayılı Kanun'un 48. maddesi, hastalık nedeniyle çalışılmayan günlerde SGK tarafından ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin aylık ücretli işçilerin ücretlerinden mahsup edileceğini belirtir. Mahkemenin, sanığın raporlu olduğu dönem için SGK tarafından ödenmesi gereken ödeneği araştırmadan ve mahsup etmeden tam ücrete hükmetmesi, kanunun emredici hükmüne aykırı bir uygulama olarak görülebilir. Bu yorumla, hükümlü aleyhine sonuç doğurmayacak şekilde (örneğin sadece hukuki hatanın tespiti için) kanun yararına bozma yoluna gidilmesi teorik olarak mümkündür, ancak bu tür hesaplama hataları genellikle takdir kapsamında görülüp bu yola başvurulmaz.