CMK m. 136, şüpheli/sanık ile müdafii arasındaki haberleşmenin denetlenemeyeceğini belirtirken, aynı kanunun 135/3. maddesi de tanıklıktan çekinebilecek kişilerle iletişimin kayda alınamayacağını düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/10-642 E. sayılı kararı ışığında, suça iştirak eden iki kardeşten biri hakkında alınan dinleme kararının, diğer kardeşle olan ve suça ilişkin planları içeren görüşmeleri de kapsaması bu yasaklara aykırı mıdır? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274318

Hayır, aykırı değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2013/10-642 E., 2014/302 K.), bu durumu net bir şekilde açıklamıştır. CMK m. 135/3'teki tanıklıktan çekinme hakkına sahip kişilerle iletişimin dinlenemeyeceği yasağı, bu kişilerin 'tanık' sıfatıyla dinlenebileceği durumlar için geçerlidir. Ancak, bir kişi aynı suça 'şüpheli' veya 'sanık' olarak iştirak ediyorsa, artık 'tanık' değil, 'suç ortağı' konumundadır. Bu nedenle, iki kardeşin iştirak halinde işledikleri bir suçu planlamaları, tanıklıktan çekinme hakkı kapsamındaki bir iletişim değil, suç faaliyetinin bir parçasıdır. Dolayısıyla, biri hakkında usulüne uygun alınmış bir dinleme kararı varsa, diğer kardeşle olan ve suça ilişkin bu görüşmeler hukuka uygun delildir ve yasak kapsamında değerlendirilmez.