5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında 'müşterek faillik' ile 39. maddesi kapsamındaki 'yardım etme' arasındaki temel ayrım, Yargıtay içtihatlarında vurgulanan 'fiil üzerinde ortak hakimiyet' kavramı ekseninde nasıl şekillenmektedir? Bir kişinin eyleminin suçun işlenişi açısından 'fonksiyonel' bir katkı sayılıp sayılmayacağı hangi kriterlere göre belirlenir?
Müşterek faillik ile yardım etme arasındaki temel ayrım, kişinin suçun işlenişi üzerinde ortak bir hakimiyet kurup kurmadığı noktasındadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK–2019/347K, YCGK–2015/278K) kararlarına göre, müşterek faillik için failler arasında birlikte suç işleme kararının yanı sıra, her bir failin suçun icrasına ilişkin 'etkin, fonksiyonel bir katkıda' bulunması ve bu katkının suç planının başarıya ulaşması açısından önem arz etmesi gerekir. Bir katkının 'fonksiyonel' olup olmadığı, o katkı olmadan suçun işlenmesinin zorlaşıp zorlaşmayacağı veya imkansız hale gelip gelmeyeceği ile ölçülür. Örneğin, bir failin mağduru tutması diğerinin vurmasını sağlıyorsa, tutma eylemi suçun icrası için fonksiyonel bir öneme sahip olduğundan müşterek faillik söz konusudur. Buna karşın, yardım etmede kişi fiil üzerinde bir hakimiyet kurmaz, sadece failin suçunu kolaylaştırıcı (araç temini gibi) veya onun kararını pekiştirici (teşvik gibi) ikincil bir rol oynar.