5237 sayılı TCK'da suça iştirak, 'faillik' ve 'şeriklik' olarak iki ana kategoriye ayrılmıştır. Bu iki kategori arasındaki temel fark, işlenen fiil ile olan bağın niteliği açısından nasıl açıklanır? Bağlılık kuralı hangi kategori için geçerlidir?
Faillik (müşterek veya dolaylı) ve şeriklik (azmettirme veya yardım etme) arasındaki temel fark, kişinin işlenen suçun kanuni tanımındaki fiil ile olan bağının niteliğindedir. Fail (doğrudan, müşterek veya dolaylı), suçun kanuni tanımındaki fiili bizzat gerçekleştiren veya fiil üzerinde tam bir hakimiyet kuran kişidir. Failin sorumluluğu, doğrudan kendi fiilinden kaynaklanır. Şerik ise, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştirmeyen, ancak başkasının işlediği suça dışarıdan bir katkı (azmettirme veya yardım) sağlayan kişidir. Bu nedenle, şerikin sorumluluğu doğrudan değildir; failin işlediği hukuka aykırı fiile 'bağlı' olarak ortaya çıkar. İşte bu noktada 'bağlılık kuralı' (TCK m. 40) devreye girer. Bağlılık kuralı, şeriklerin sorumluluğunun hukuki dayanağını oluşturur ve sadece şerikler (azmettiren ve yardım eden) için geçerlidir. Failler için bağlılık kuralına ihtiyaç yoktur, çünkü onlar zaten haksızlıkla doğrudan temas halindedirler.