Bir sanığın fiili, hem 'yakarak mala zarar verme' (TCK m. 152/2-a) hem de basit 'mala zarar verme' (TCK m. 151/1) suçlarını oluşturabilecek nitelikte ise (örneğin, bir pencere demirini kırıp içerideki bazı eşyaları sobada yakmak), bu fiiller ayrı ayrı suçlar olarak mı, yoksa tek bir suç olarak mı kabul edilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?
Bu fiiller, tek bir mala zarar verme suçu olarak kabul edilmelidir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2020/2726 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, TCK m. 152/2-a'daki 'yakarak' mala zarar verme nitelikli halinin uygulanabilmesi için, yakma eyleminin 'kamu güvenliği bakımından somut bir tehlike' ortaya çıkarması gerekir. Salt bir eşyanın yakılması bu nitelikli hali oluşturmaz. Somut olayda, eşyaların bir soba içinde yakılması kamu güvenliği için bir tehlike oluşturmadığından, bu eylem nitelikli hal kapsamında değildir. Pencere demirine zarar verme ve eşyaları yakma eylemleri, aynı suç işleme kararı altında, aynı mağdura karşı, aynı zaman diliminde gerçekleştirildiğinden, bir bütün olarak TCK m. 151/1 kapsamında tek bir mala zarar verme suçunu oluşturur. Mahkemenin, TCK m. 61 uyarınca temel cezayı belirlerken meydana gelen zararın miktarını göz önünde bulundurarak alt sınırdan uzaklaşması mümkündür, ancak ayrı ayrı iki suçtan hüküm kurması hukuka aykırıdır.