Bir sanık hakkında hem silahla tehdit suçundan hapis cezasına, hem de 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan hapis ve adli para cezasına karar verilmiş ve bu hüküm temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Sanığın daha sonra yaptığı 'yargılamanın yenilenmesi' talebi mahkemece reddedilmiş, bu ret kararına yapılan itiraz da Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiştir. Bu son ret kararına karşı 'kanun yararına bozma' yoluna gidilebilir mi?
Kural olarak, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiş bir hükümle ilgili sonraki kararlara (örneğin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararı) karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemez. CMK m. 309'un açık lafzı, bu yolun 'istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen' karar veya hükümler için öngörüldüğünü belirtir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/631 K. sayılı kararında, ana hüküm Yargıtay denetiminden geçtiği için, bu hükme ilişkin sonraki taleplerin reddine dair kararların, ana hükmün kesinliğini ve Yargıtay denetiminden geçmiş olma özelliğini ortadan kaldırmadığı kabul edilmiştir. Yargılamanın yenilenmesi talebinde ileri sürülen nedenlerin CMK m. 311'deki şartları taşımadığına dair mahkemenin takdir ve değerlendirmesi, kanun yararına bozma konusu yapılamaz. Kanun yararına bozma, takdirin değil, açık bir hukuka aykırılığın denetlendiği bir yoldur.