Dolaylı faillik (TCK m. 37/2) ile azmettirme (TCK m. 38) arasındaki temel fark, suçu işleyen kişi üzerindeki etkinin niteliği açısından nasıl açıklanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274283

Temel fark, suçu bizzat işleyen kişi üzerindeki 'irade hakimiyeti' derecesidir. Dolaylı faillikte, suçu yönlendiren kişi (dolaylı fail), suçu bizzat işleyen kişiyi bir 'araç' olarak kullanır. Araç olarak kullanılan kişinin iradesi ya hiç yoktur (örneğin, kusur yeteneği olmayan bir çocuk veya akıl hastası) ya da hataya düşürülmüş, zorlanmış veya aldatılmıştır. Dolayısıyla, fiil üzerinde asıl hakimiyet dolaylı faildedir. Azmettirmede ise, suçu bizzat işleyen kişi (fail), iradesi ve kusur yeteneği olan biridir. Azmettiren, bu kişinin zihninde suç işleme kararını oluşturan kişidir, ancak fail suçu kendi iradesiyle ve fiil üzerinde kendi hakimiyetini kurarak işler. Azmettiren, failin iradesini 'yönlendirir', ancak onu bir 'araç' haline getirmez. Bu nedenle dolaylı fail, asıl fail gibi sorumlu tutulurken; azmettiren, failin işlediği suça 'bağlı' olarak sorumlu olur.