CMK m. 310, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'na kanun yararına bozma yetkisi verirken, TCK'da yapılan bir değişiklikle bir eylemin suç olmaktan çıkarılıp idari para cezası gerektiren bir kabahate dönüştüğü ve bu durumun kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünden sonra fark edildiği bir durumda, bu kanun yolu işletilebilir mi? İşletilirse, Yargıtay'ın vereceği kararın hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #274262

Evet, bu durum tipik bir kanun yararına bozma nedenidir ve CMK m. 310 kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından re'sen de işletilebilir. Çünkü eylemin suç olmaktan çıkarılması, TCK m. 7/2 uyarınca sanık lehine olan kanunun geçmişe yürümesi ilkesi gereği, 'hükümlünün cezasının kaldırılmasını' gerektiren bir durumdur (CMK m. 309/4-d). Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/16538 E. sayılı kararında olduğu gibi, Yargıtay bu durumda kanun yararına bozma istemini kabul ederek; 1) Mahkumiyet hükmünü CMK m. 309 uyarınca BOZAR. 2) CMK m. 309/4-d'nin verdiği yetkiyle, sanık hakkındaki mahkumiyet kararını ve cezayı kaldırır. 3) Eylem artık kabahate dönüştüğü için, Kabahatler Kanunu'ndaki zamanaşımı sürelerini de dikkate alarak, eğer zamanaşımı dolmuşsa 'idari para cezası verilmesine yer olmadığına' karar verir.